🎾 Hayvanlara Şiddet Ile Ilgili Sözler
Hayvanlara yönelik şiddet göstermenin daha kolay olduğunu belirten Karaoğlu, "Hayvan tepki veremediği ve daha savunmasız olduğu için hayvanlara şiddet göstermek bu kişilere daha kolay
Kutsi, “Benim Annem Bir Melek” dizisinin çocuk oyuncusu Poyraz Ar’ın annesi Sibel Ülker ile Gaziantep'te nikah masasına oturmuştu. Sibel Ülker'in, Kutsi ile yer aldığı fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşması sürpriz aşkı ortaya çıkarmıştı.
Toplumsal şiddetin en zayıf halkası: Hayvanlar. 25 Ocak 2017. Zülal Kalkandelen veganzulal. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) tarafından geçen yıl açıklanan rapora göre, Türkiye’de yalnızca beş ay içinde hayvanlara yönelik en az 8 milyon 315 bin 234 yaşam hakkı ihlâli, 144 işkence, 155 terk etme ve 1 cinsel şiddet
Şiddet İçerikli Davranışlar: • • • • • • • Öfke patlamaları Vurmak,tekmelemek,itmek Yaralamak,yaralamaya çalışmak,kavga etmek Başkaları ile ilgili tehditler savurmak Hayvanlara yönelik acımasız davranışlar Yangın çıkarmaya teşebbüs etmek Eşyalara bilerek zarar vermek 8.
HayvanAşığı. July 3, 2014 ·. Hayvan Sevgisi İle İlgili Güzel Sözler. *Beni köpekler asla ısırmaz. Sadece insanlar ısırır. Marilyn Monroe. *Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir. Mahatma Gandhi. *İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.
Malcolm X Sözleri ve Alıntıları. “Zorluktan daha iyi bir şey yoktur. Her yenilgi, her kalp kırıklığı, her kayıp kendi tohumunu, bir dahaki sefere performansınızı nasıl iyileştireceğiniz konusunda kendi dersini içerir.”. “Benim okulum kitaplardı, iyi bir kütüphane. Hayatımın geri kalanını sadece merakımı
aŞaĞidaİkİ ayri vİdeo yayinladik, İzleyİn ve konu İle İlgİlİ yorumlarinizi yapin. Bu Video ve yüzlerce benzeri, gelişmiş ülkelerin herhangi birinde hazırlanmıştır. Bu ülkelerin hemen hemen tamamında, çocukların henüz bebeklik çağından başlamak üzere hayvanlara karşı sevgi ve dostlukları pekiştirilir ve
Doğayıhayvanları koruma ve yaşatma derneği. 192 likes. Community
bukonuda oldukça insaflı ve tutarlı tahliller yapılmaktadır. Başkanlığımızca yayına hazırlanan bu kitap, İslam’ın şiddet ile ilgili öğretisini açığa kavuşturmakta ve İslam’ın şiddet dini değil, bir barış dini olduğunu ortaya koymaya çalışmaktadır. Değerli makaleleriyle bu önemli 5
CBdX. SAYFA İÇERİĞİ Hayvanlar ile İlgili Sözler, Hayvanlar Hakkında Sözler, Hayvan Sevgisi ile İlgili Sözler, En Güzel Hayvanlar Hakkında Sözler, Hayvanlar ile İlgili Hadisler, En Güzel Hayvan Sevgisi Sözleri, Hayvanlar ile İlgili Sözler, Hayvanlar ile İlgili En Güzel Sözler, Hayvanlar ile İlgili Kısa Sözler, Hayvanlar ile İlgili Etkileyici Sözler Güzel sözler sitemizin bu sayfasında dünyayı paylaştığımız Allah’ın sessiz kulları olan hayvanlara yer verdik. Varlıklarını hiç bir zaman göz ardı edemeyeceğimiz hayvanlara hiç bir zaman eziyet etmemeli, zevk için avlamamalıyız. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesabınıza paylaşabilir, sevdiklerinize gönderebilirsiniz. HAYVAN SEVGİSİ ile İLGİLİ EN GÜZEL SÖZLER At, sahibine göre kişner. Cervantes Balığa, denizden başkası azaptır. Mevlana İnsan yüzü kızaran hayvandır. Mark Twain Köpek düzyazıdır, kedi ise bir şiir. Jean Burden Kediler, seçilmiş arkadaşlardır. Norman Corwin Hayvanı seversen o da sevildiğini bilir. Anonim Arının evini yıkan, balın tatlılığıdır. Genceli Nizami Kargalar ötmeye başlayınca, bülbüller susar. Mevlana Sanatçılar kedi sever, askerler köpek. Desmond Morris Bey arı olmadan, petek oğul tutmaz. Ahmet Kutsi Tecer İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi. Aziz Nesin Kuşlar doğa adlı annenin güzel çalgıcılarıdır. Gavin Douglas Yavru kediden daha cesur bir kâşif yoktur. Jules Champfleury Kedi evden dışarı çıkınca, fareler oyuna başlarlar. John Florian Koyunlar çoban için değildir, çoban koyunlar içindir. Sadi Şirazi Havlamasını bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir. Türk Atasözü Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi de vardır. John Lyly Koyunun bulunduğu yerde, kurt eksik olmaz. Honore de Balzac Beni köpekler asla ısırmaz. Sadece insanlar ısırır. Marilyn Monroe Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun. Hz. Muhammed Bir yengece, doğru yürümesini asla öğretemezsiniz. Aristophanes Bağı süsleyen bülbüldür; fakat incirini kargalar yer. Genceli Nizami İri bir at, gücü dolayısıyla değil, huyu dolayısıyla övülür. Confucius Kedi, sevgilisinde muhakkak tırmık izi bırakır. Henry de Montherland Hiçbir hayvan, kendi türüne işkence yapmaz. H. Veldet Velidedeoğlu Kurtlar birbirine düştüğü zaman, aralarında koyun rahat eder. Sadi Şirazi Hayvanlara karşı acımasız olan, iyi bir insan olamaz. Arthur Schopenhauer Kuş uçtuktan sonra, kafesin kapısını kapamak ne işe yarar. Theodor Fontane Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler. Charlie Chaplin Kurtların içinde, ceylan masumiyetiyle ömür sürülmez. Hüseyin Rahmi Gürpınar Hangi kabadayı fare, kedinin boynuna çıngırak takabilir. Mihayloviç Dostoyevski Kuş, insafsız ellerin yıkacağından korksa da yine yuvasını kurar. Kalman Mikszath Tazılar, kendileri için koşar; ama avı efendileri için yakalarlar. William Shakespeare İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz. Anatole France Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz. Lev Tolstoy Ne kadar çok insanla tanışırsam, köpeğimi o kadar, daha çok seviyorum. Rus Atasözü Köpekler centilmendir. Umarım onların cennetine giderim, insanların değil. Mark Twain Hayvanlar benim arkadaşlarımdır ve ben arkadaşlarımı yemem. George Bernard Shaw Atlar her zaman uysal olsalardı, ağızlarına gem vurmak kimsenin aklına gelmezdi. Voltaire En iyi arkadaşlarımız hayvanlardır, ne soru sorarlar, ne de kusur, kabahat bulurlar. George Elliot Hiç bir şey yavru bir kediden daha oyuncu, yaşlı bir kediden daha ciddi olamaz. Thomas Fuller Kedilerden nefret edenler bir sonraki hayatlarına fare olarak geri döneceklerdir. Faye Resnick Hayatımda köpekler olmasaydı eğer, korkarım; sevgi duyacağım canlı olmayacaktı. Anonim Bir kedi onu ne zaman çağırırsanız yanınıza gelir; tabi eğer yapacak daha iyi bir şeyi yoksa. Bill Adler Kediler köpeklerden daha akıllıdır. Diz boyu karda kızağı çekecek altı kedi bulamazsınız. Jeff Valdez Hayvanları öylesine güçlü bir şekilde sevmeliyiz ki onları yemeyi reddetmeliyiz. Mehmet Murat İldan Hayvanlar, insanlar için ne iyi arkadaştır, ne sual sorarlar, ne de insanı tenkit ederler. George Eliot Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir. Mahatma Gandhi Her su bulunan yerde kurbağa olmaz; ama kurbağa sesinin geldiği her yerde su vardır. Wolfgang Van Goethe Açlıktan ölmekte olan bir köpeği alıp doyurursanız sizi ısırmaz. Bu köpekle insan arasındaki temel farktır. Anonim Kedileri seviyorum çünkü evimi seviyorum; yavaş yavaş evimin gözle görülür ruhu oluyorlar. Jean Cocteau Hayvanlara karşı acımasızlık; ne gerçek eğitim, ne de gerçek bilginlik ile bağdaşır. Alexander Von Humboldt Ben size Allah’dan korkunuz, hayvanları incitmeyiniz, rahatlarını bozmayınız demiyor muyum? Hz. Muhammed İnsanlar hakkında psikolojik romanlar yazmak istiyorsanız yapacağınız en iyi şey bir çift kedi edinmektir. Aldous Huxley Hayatı boyunca iyi olmaya çalıştı. Çoğu kere başarısız oldu. Ne de olsa bir insandı. Bir köpek değildi. Charles M. Schulz Köpeğe verilen kemik hayır işlemek değildir. Hayır, sen de köpek kadar açken köpekle paylaştığın kemiktir. Jack London Kurtlar bir atı öldürmek için birleşince, atın ölüsü bile, en güzel parça için kurtların birbirini yemesine yol açar. Bernard Shaw Kedinin duygusal dürüstlüğü tamdır. İnsanlar çeşitli nedenlerden duygularını saklayabilirler ama bir kedi asla. Ernest Hemingway Köpeklerin cennette olmayacağını düşünüyorsunuz! Söylüyorum size hepimizden çok daha önce orada olacaklar. Robert Louis Stevenson Aslanın kral olmak için tayin edilmeye ve merasime ihtiyacı yoktur, kahramanca hareketleri onu bu mevkie getirir, tabiat onu kral ilan eder. Pancatantra Hayvanat bahçelerine gitmeyin! Çocuklarınızı hayvanat bahçelerine götürmeyin! Hiçbir canlı hiçbir suç olmadan tutsaklığı asla hak etmez. Mehmet Murat İldan Hayvana binecekseniz tatlılıkla bininiz. Yük vuracaksanız takatinin üstünde yüklemeyiniz. Kesecekseniz en az ızdırap verecek şekilde kesiniz. Hz. Muhammed Hayatımı tamamen hayvanlara yardım etmeye adamamın sebebi; hali hazırda onlara zarar vermeye kendini adamış bu kadar çok insanın olması. Buddy Greyhound Unutma ki hayvanlar kendi hayatlarını yaşamak için doğmuşlardır, sana hizmet etmek için değil! Onları kullanma, onları sömürme. Bırak kendi hayatlarını yaşasınlar. Mehmet Murat İldan Bir kedinin öfkesi muhteşemdir; saf kedi aleviyle yanar, bütün tüyleri dimdik olur ve her biri cızırdayan mavi kıvılcımlar saçar. Gözleri ise içinin aleviyle ışıl ışıldır. William Seward Burroughs Bütün hayvanlar arasında yalnızca kedidir yaşamı seyreden. Var olmanın döner dolabını mesafeli bir konumdan izler. Kedide sempatik olma kaygısı yoktur. Yalnızca yaşar, uzak, dingin ve bilge. Andrew Lang Bir köpeğin, bir kedinin veya herhangi bir başka hayvanın dostluğunu kazanmak sessiz yaşanan bir ayin gibidir; onların bakışlarında gizli olan cevaplara insan ancak bu şekilde ulaşabilir bence. Pakize Barışta Her şey aynı nefesten alır Hayvanlar, insanlar, ağaçlar… Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür. Kızılderili Reisi Seattle Hayatlarına bir hayvanı kabul etmeden yaşayanların eksik yaşadıklarına inanırım ben. Ama yine de bugüne kadar bir hayvanınız olmasa da, sokak köpeklerinin size nasıl baktıklarına, gözlerinin içine sizi nasıl çektiklerine dikkat edin bir; bunun farkına vardığınızda her şeyi anlamaya başlayacaksınız bence. Pakize Barışta
Hayvan Hakları İzleme Komitesi HAKİM tarafından geçen yıl açıklanan rapora göre, Türkiye’de yalnızca beş ay içinde hayvanlara yönelik en az 8 milyon 315 bin 234 yaşam hakkı ihlâli, 144 işkence, 155 terk etme ve 1 cinsel şiddet vakası yaşandı. Son aylarda medyaya yansıyan olayları düşünürsek, hayvanlara uygulanan şiddet artıyor mu? Hayvan hakları ihlâllerinde hukuki durum nedir? Hayvan hakları aktivistleri ne diyor? Kırıkkale’de Hüseyin Kâhya Parkı’nda zehirlenen güvercinler, Antalya’da yakılarak katledilen ve tecavüz edilen kediler, Isparta’da kulakları kesilen köpek… Sokak hayvanlarına şiddet uygulanmakla kalmıyor, zulüm görüntüleri sosyal medyada da paylaşılıp yayılıyor. Öte yandan, hayvanseverlere yönelik şiddet de giderek artıyor. Konuyla ilgili uzmanların ve aktivistlerin görüşleri doğrultusunda hayvan şiddetinin boyutlarını, hukuki, siyasi ve toplumsal durumu irdeledik. Hayvana şiddette artış var’ Ardı ardına medyaya yansıyan hayvan hakları ihlalleri akıllara, “Hayvanlara yönelik şiddet giderek artıyor mu, yoksa sosyal medya nedeniyle daha çok mu haberdar oluyoruz” sorusunu getiriyor. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu’ndan Avukat Hülya Yalçın, özellikle genç kesimde hayvan şiddetine yönelim konusunda artış olduğu kanaatinde “16, 17, 18 yaşlarındakiler çeteleşip, toplum içinde gördükleri şiddeti uygulayabilecekleri en masum ve güçlerinin yeteceği en mağdur canlıya yöneltiyorlar. Bu nedenle artış var. Maalesef kadınlar da bu şiddete dahil. Bu yüzden çok üzgünüm. Toplumsal şiddetin ilk sarmalı, en zayıf halkası hayvanlardır ve hayvanlara uygulanan şiddeti engellemeden başta türlü şiddetlerle mücadele etmenin çok da yararlı olacağını düşünmüyorum. Hayvanlara yapılan işkence ve ihlâller, hayvan hakları savunucularının tepkisine neden olduğu için görünür hale geldi.” Metin Kılıç Burak Özgüner Hülya Yalçın Yakında en zor yaşam şartları hayvanlara düşecek’ Sosyal medyanın her anlamda her yerde görünürlüğü arttırdığını düşünen Bombalara Karşı Sofralar’ ekibinden, vegan hayvan hakları aktivisti Olcay Gazabi ise hayvana yönelik şiddetin iktidar hissetme hırsı’ndan kaynaklandığını savunuyor “Son dönemde toplumun genel ruh haline bakacak olursak, şiddete olan eğilim oldukça yüksek. İnsanların içinde öldürmeye, işkence etmeye, kendini sakatlamaya ya da kendini öldürmeye yönelik eğilimler vardır. Bunlar ruhen çürüyen kişilerdeki eğilimler ve belirtilerdir. Her manada çürüyen, her geçen gün içinde yaşanması daha zor bir toplum oluyoruz ve ben hayvana yönelik şiddetin arttığına inanıyorum. Kedi evlerine yapılan saldırıları düşünün, köpekler için yapılan yuvaları kırıp yakarak sıcağında içen tipleri düşünün. Kendi minicik zevkleri ya da değersiz tatminleri için bunu yapıyorlar. Bu minik iktidar hissetme hırsları yüzünden her alanda şiddet artıyor. Kurumlardan tutun ailelere, insanlardan çocuklara ve hayvanlara, çocuklardan hayvanlara… Girdap gibi ve hızla büyüyen bir şiddet sarmalına hep beraber göz göre göre çekiliyoruz ve korkarım yakın gelecekte en zor yaşam şartları her zaman olduğu gibi hayvanlara düşecek. İster şehirde ister vahşi ortamda yaşayan hayvan olsun…” Hayvan hakları aktivisti Metin Kılıç, hayvana uygulanan şiddetin daha görünür olmasında teknolojinin etkilerine işaret ederek, “Özellikle büyükşehirlerde, her yerde sokak ve caddelerde kameraların olması ve medyanın eskiye göre çok ilerlemesinden olacak ki bu kadar fazla şiddet görüntüsü gün yüzüne çıkıyor” diyor. Beş ayda en az 8 milyon hak ihlâli Hayvan Hakları İzleme Komitesi HAKİM tarafından geçen yıl açıklanan rapora göre, Türkiye’de yalnızca beş ay içinde hayvanlara yönelik en az 8 milyon 315 bin 234 yaşam hakkı ihlâli, 144 işkence vakası, 155 terk etme vakası ve 1 cinsel şiddet vakası yaşandı. Türkiye’de hayvanlara yönelik şiddetin her daim mevcut olduğunu belirten HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner, “Sosyal medyaya yansıyan, basında yer bulan hayvan hakları ihlâlleri daha çok sokak hayvanlarına yönelik olanlardan ibaret. Kent hayvanlarına yönelik olan hak ihlâlleri de yeterince sansasyonel veya kamuoyu tepkisini yeterince çekmiş ya da sosyal medyada gündem konusu olmuş ise basında yer bulabiliyor” diyor. Para cezasının hiçbir yaptırımı yok’ Nasıl bir suçun önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyorsa, hayvan hakları ihlâlleri için de aynı şey geçerli. Bu durum akla konu ile ilgili yasaları getiriyor. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, Türkiye’de 13 senedir yürürlükte ve buna göre hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek, cinsel ilişkide bulunmak ve işkence yapmak yasak. Ancak yasa bunları madde olarak saymasına karşın, suçları engellemede yetersiz olması nedeniyle uzun zamandır hayvan hakları savunucularının hedefinde. En büyük tepkiye neden olan hususlardan birisi, hayvana şiddet ve tecavüz vakalarının Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve bu nedenle sadece caydırıcılığı olmayan para cezalarının gündeme gelmesi. 5199 sayılı yasada değişikliklerin yapılması için TBMM’de çalışmalara katılan Hülya Yalçın, hayvana şiddetin cezalandırılması konusunda yasadaki temel sorunu şöyle aktarıyor “Ancak sahipli bir hayvansa, Türk Ceza Kanunu TCK kapsamında hayvanın sahibi dava açılabiliyor, önce sahibini tashik etmek gerekiyor. Bu maddenin uygulanabilmesi için hayvanın sahipli olması ve sahibinin hayvana verilen zarar nedeniyle şikayetçi olması gerekiyor. Sahipli bir hayvan zarar görmüşse ama sahibi dava açmıyorsa, sahibi olmayan kişi tarafından hayvan adına dava açılmasının yolu zaten kapalı. Mesela sizin kedinize üçüncü bir kişi zarar verse, siz dava açmıyorsanız TCK’ya göre, benim dava açma hakkım yok, yani husumet ehliyetim yok. Sahipsiz hayvanlar için ise idari para cezası söz konusu. İdari para cezasının caydırıcı olduğunu düşünmüyoruz. Sadece göstermelik birkaç bin liralık ceza veriliyor. Belki ödeniyor belki ödenmiyor. Onu da tek tek takip etmemiz imkânsız. Halbuki hayvana verilen zarar evrenseldir diye düşünüp kim, ne şekilde, hangi hayvana zarar verirse versin, dava açabilme ehliyetimiz olmalı.” Sahipli, sahipsiz ayrımına son verilmeli’ Hayvanı mal’ olarak değerlendiren yasalardaki sahipli, sahipsiz’ ayrımına, HAKİM’den Burak Özgüner de dikkati çekiyor. Özgüner, Türkiye’de hayvanlara yönelik işlenen suçların, idarî para cezaları ile geçiştirildiği ve cezasızlıkla sonuçlandığı için rutin ve sistematik şiddetin boyutlarının arttığı görüşünde “Ceza mevzuatı, hayvanlara karşı suç işleyen kişilerin etkin bir şekilde cezalandırılması için düzenlenmeli. Yasalar nezdinde hayvanlar için sahipli’, sahipsiz’ ayrımına son verilmeli. İşkence, cinsel şiddet, cinayet gibi haksız fiiller, insan-insan olmayan hayvan ayrımı yapılmadan, etkin bir şekilde yargılama yapılarak cezaî müeyyide ile sonuçlanmalı. Hayvanlar, kanunun dışına itilmiş özneler olarak karşımıza çıkıyor. Biz hayvan hakları savunucuları, hayvanları doğuştan gelen haklara sahip, duyguları, hisleri, acıyı hissetme yetileri olan bireyler olarak görsek de devlet, kendi mevzuatına ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelere rağmen bizim bu görüşümüzü reddediyor. Devletin bu reddiyesi ve cezasızlık tavrı, hayvan haklarını yok sayma tutumu da hayvanlara yönelik suçların artmasına yol açıyor; faillerin suç işleme konusunda engellenmesini sağlamıyor.” Hayvan Hakları Yasası TCK kapsamına alınmalı’ Vegan aktivist Metin Kılıç da, Hayvan Hakları Yasası’ndaki ihlâllerin mutlaka TCK kapsamına alınması gerektiğini belirterek, “Böylece bizim gibi hak savunucularının işleri az da olsa kolaylaşır. Ama tabii ki bu yasayı TCK’ya da alsak öyle hemen hiçbir işimiz kendiliğinden düzelmeyecek; yani demek istediğim, hep birlikte sürekli eylem, söylem ve hareket içinde olmalıyız” diyor. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanları korumada yetersiz kalıyor. Yasalardan kaynaklanan engeller apaçık ortadayken hayvan hakları savunucuları yıllardır kurdukları örgütlerle veya bireysel olarak mücadelelerini sürdürüyor. Ancak örgütlenme eksikliği ve birbirinden kopuk çalışma sorunu nedeniyle etkili eylemlerin gerçekleştirilebildiğini söylemek olanaksız. Türkiye’de hayvanlar ile ilgili çalışan yüzlerce sivil toplum kuruluşu ve oluşum olduğunu belirten Burak Özgüner, gerçek bir hayvan hakları mücadelesinin neden yapılamadığına dair fikirlerini paylaşıyor “Sayıları yüzlerle ifade edilen bu oluşumların belki sadece beş tanesi hayvan hakları için çalışıyor diyebiliriz. Çoğu hayvanlara merhamet gösterilmesi gerekliliği üzerinden söylem ve eylem üretiyor. Haklara sahip olan hayvanların, kimsenin ya da bir grubun merhametine ihtiyacı olduğunu; aciziyet, merhamet, sevgi, şefkat gibi kavramlarla hayvanların, öznel olarak haklar bağlamından kopartıldığını düşünüyorum. Türkiye’deki kuruluşların çoğu hayvan refahı çizgisinde kalmış durumda. Hayvanların sömürülmesine karşı çıkmayıp sömürü ve zulmün insanî’ koşullarda sürdürülmesini talep etmek, hayvanların haklarını ortadan kaldırıyor. Esaret, işkence, hak gaspının olduğu ya da bunlara karşı çıkılmadığı takdirde herhangi bir haktan da bahsetmek mümkün değil. Hayvanların menfaati için çok belli olan konularda dahi bir fikir birliğinden bahsetmek de mümkün değil. Farklı sebepler, kişisel husumetler, anlaşmazlıklar nedeniyle, hayvan yaşamına kast eden herhangi bir uygulama ya da politika karşısında bile yıllardır stratejik olarak bir güç birliği oluşturulamaması, hayvanlara ve hayvan hakları hareketine büyük zararlar verdi. Çünkü hayvanların bizlerden başka kimsesi yok, karşımızda ise imkânları, propaganda araçları oldukça güçlü olan, toplumun egemen kesimlerini arkasına almış devlet var. Hayvanlar için faaliyet gösterdiğini iddia eden ve sayıları yüzlerle ifade edilen organizasyonların varlığı, işte bu gerçeklik karşısında hiçbir anlam ifade etmiyor.” Suç duyurusu ile sorun çözülmüyor’ Burak Özgüner, şu anda Türkiye’de hayvan hakları ile ilgili görülen dava sayısının oldukça az olduğunu vurgulayarak, bu durumun nedenlerini şöyle sıralıyor “Örgütler, nasıl kitle ve medya iletişimi yapılacağından, kampanya yürütüleceğinden, idarî ve adlî başvuru yapılacağından, hangi konuda hangi kuruma ne şekilde itiraz edileceğinden bihaber durumda. Suç duyurusunda bulunmak ya da idarî soruşturma talep etmek ile hiçbir sorun çözülmüyor, yıllardır bunu deneyimledik. Bir suç duyurusu hakkında verilen savcılık kararına itiraz edilmediği ya da davadaki mahkeme kararı temyiz edilmediğinde; bilgi ve belge talepleri karşılanmadığında üst kurullara itiraz yolları denenmediğinde atılan tüm adımlar sonuçsuz kalıyor. Boşa harcadığımız bu zaman ve enerjimizin de hayvanlara hiçbir yararı olmuyor maalesef. Bu çok içler acısı bir durum…” Avukat Hülya Yalçın ise hayvan haklarını savunan örgüt ve oluşumların bünyesine bir hukukçu bulundurması gerektiğini belirterek, “Birkaç tane kedi ya da köpek beslemek, hayvan barınaklarında fotoğraf çektirmek, bir dernek için asla yeterli olmamalı. Bunlar sadece garnitür olabilir. Bir derneğin ya da böyle bir oluşumun görevi, gerçek bir hukuk ve toplumsal mücadele vermek” diye konuşuyor. Sadece kedi ya da köpek değil…’ Hayvan haklarını savunma mücadelesine katılmak isteyen bir aktivist olduğunuzu düşünün. Bu ortamda ne yapacaksınız? Dışarıdan bakıldığında gerçekten çok rahatsız edici bir durum söz konusu. Aynı amaç için çalıştıklarını söyleyen insanlar bir türlü bir araya gelemiyor. Sonunda birçok kişi, Olcay Gazabi gibi bireysel mücadeleye yöneliyor “Dernekler içinde güvenilir olanlarını seçmeli ve desteklemeliyiz. Belediyelerden ödenek almak için hayvan katliamcısı belediye başkanlarına hayvansever belediye başkanı’ plaketi verenleri desteklememeliyiz. Var olan derneklerde de hayvanlar için daha geniş kapsamlı çalışacak kimseleri desteklemeliyiz; sadece kedi ya da köpek değil, tüm hayvanlara yönelik çalışacak kişileri…” Hayvanlara Özgürlük Partisi’ sponsor arıyor Hayvan hakları alanında faaliyet gösteren örgütlerin dağınıklığı ve meselenin özüne değinmeden çalışmalarını hayvan refahı’ ile sınırlamalar karşısında bir açmaz yaşanıyor. Hayvan hakları, 21. yüzyılın toplumsal adalet mücadelelerinden biri olduğuna göre, siyasetten ayrı düşünülemez. Yakın dönemde İspanya, Tayvan gibi ülkelerde hayvan hakları partileri kuruldu. Türkiye’de de bu konuda bir çalışma yapılıyor. Hayvanlara Özgürlük Partisi’ni kurma girişimlerini sürdüren Metin Kılıç, “Bazı vegandaşlarımla birlikte Hayvanlara Özgürlük Partisi girişiminde bulundum. Geçen yıl bu girişimi duyurduktan sonra ülkenin her tarafından çok olumlu tepkiler aldık ve hatta duyan birçok kişi partiye üye olmak istediğini bize bildiriyor ancak resmi hazırlıkları bitiremedik; çünkü parti kuruluşuna ayıracak paramız yok ve bunun için sponsor da bulamadık. Ama ilk fırsatta partimizi kuracağız” diyor. Duyarlı kitle’ yeni mağduriyetlere sebep olabiliyor Burak Özgüner, Türkiye’de hayvan hakları hareketinin yeni yeni yeşerdiğini, hayvanlar için çaba gösteren oluşumların sayısının arttığını belirtiyor “Özellikle sokak hayvanlarına yönelik olarak bir duyarlılık oluşmaya başladı ancak bu duyarlılık bazen hayvanlar açısından tehlike oluşturabiliyor. Hayvan davranışları, yaşamı, ihtiyaçları konusunda bilinçsiz olan bu duyarlı kitle’, hayvanlar açısından yeni mağduriyetlere sebep olabiliyor. Neredeyse tamamı hayvanlara düşman uygulamalarla gündeme gelen belediyelerin, hayvanseverlerce farklı şekillerde desteklenmesi; hayvan konusunda tutumu, tavrı belli olan belediyeler üzerinde barınak/bakımevi kurmaları yönünde baskı kurulması; sistematik kısırlaştırmanın hayvanlara yönelik bir soykırım’ hâline dönüşmesi ya da yağmurlu bir günde acınarak eve alınan bir hayvanın mahallesinden oldukça uzakta olan sokaklara vurdumduymazca saçılması’, yuvalandırma yapıp bunun takibinin bile yapılmaması, hayvanlar açısından ne yazık ki olumlu bir gelişme olamıyor. Hayvanseverin de hayvan korumacının da hayvanların hakları için mücadele vermek isteyen aktivistlerin de bilinçlenmesi gerekiyor.” Toplumun tüm kesimleriyle, hayvanlara yönelik şiddetin karşısında hep birlikte durmadıkça bu sorunun katlanarak artacağı ortada. Hayvanların sapkın eğilimli kişilerin oyuncağı haline gelmesini önlemek için ilk aşamada gerekli yasal düzenlemelerin yapılması zorunlu. Örgütlü mücadelenin başarı şansı çok daha yüksek olduğundan, gerçek anlamda hayvan hakları mücadelesi veren herkesin işbirliğine gitmesi de elzem.
Gün geçmiyor ki kadına şiddet haberleri çıkmasın, Türkiye'nin 81 ilinden her gün yüzlerce kadına şiddet haberi geliyor. Kadına şiddete tüm toplum olarak karşı durmalıyız. Bu konuda bize düşenin konuyla ilgili dikkat çekici sözler paylaşmak olduğuna karar verdik. İşte Kadına Şiddete Hayır Sözleri Kadına Şiddete Hayır Sözleri Sözlü ve fiziksel kadın ya da çocuk tüm şiddet ve tacizlere HAYIR!Kadına yönelik şiddet insanlığa şiddeti reva gören bir düşüncenin, İslam ahlakından dayanak bulması mümkün şiddeti durdurmak, önlemek herkesin kadını sevmek saygı duymaktır , ona vurmak değildir."Şiddet kaderiniz değil. Şiddete göz yummayın, sessiz kalmayın."Evde, işte, sokakta kadına şiddete sessiz istemiyorsan zihinlerdeki kadını özgürleştirmemiz gerekiyor!Kadına şiddete hayır demek zorunda bırakılmayacağımız bir hayat sessiz kalınan şiddet bir gün sizi yönelik şiddet; insanlık onurunun ayaklar altına alınması, erdemin, faziletin, hoşgörünün ve insanlığın insafsızca katledilmesi kalkan eller kırılsın!Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimseler değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.."Kadınlarımız, bugün ve her gün daha güvenli bir dünyada insan onuruna yakışır, şiddetten uzak ve eşit bir hayat hak ediyor. Unutmayalım ki, "Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir". Kadınlarımızın yani geleceği şekillendiren insanların daha adil, huzurlu, güvenli ve barışçıl bir dünyada yaşayabilmesi ve takvimlerimizden 25 Kasım'ı çıkarabilme ümidiyle..."Yeryüzünün ve gökyüzünün bir tamamlanma halinde oluşu, birinin bitip diğerinin başladığı yerde ümidi ve kalbindeki sevgisi hiç bitmeyen kadınla şiddete hayır demek zorunda bırakılmayacağımız bir hayat diliyorum. Kadına şiddet toplumsal bir HASTALIKTIR!Kadına şiddete hayır! Onun bedeni zaten ürkek, ne dedin erkek, neremiz erkek? O bedeni terk et!Her şiddet eylemi kelimelere dökmeyi beceremediğiniz bir şeylerin var olduğunun ülkede kadın ve çocuklar şiddet görüyor, öldürülüyorsa o ülkenin geleceği de ölüyor geçen yaşamlar şiddetle son kadına vurmakla değil, onu korumakla maruz kalan tüm kadınlarımızın namus deyince sadece kadından konuşan herkes ahlaksız ve namussuzdur. Frida KahloBir ülkede kadın ve çocuklar şiddet görüyor, öldürülüyorsa o ülkenin geleceği de ölüyor korkunun Çünkü umut hiç bitmez.."Bu itibarla, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü"nün, ülkemizde ve dünyada kadına yönelik şiddetin önlenmesine, kadın haklarının korunup geliştirilmesine ve sorunlara karşı duyarlı olmaya zemin teşkil etmesini temenni ediyorum." Unutma! Kadınlarımız; annelerimizdir, eşlerimizdir, çocuklarımızdır, sevdiklerimizdir, evine ekmek götüren sizi sevdiklerini söylerler sizsiz yaşayamayacaklarını sonra sizi öldürürler sizi yaşatmazlar sessiz kalma sevgi hayat verir hayat kapanır, ruhumuzda kapanmaz. Sizi yaralayan zarar veren erkekleri affetmeyin, unutmayın, sessiz kadar değil sevebildiğin kadar Şiddete Hayır Sözleri 2022! Şiddet kadınların kaderi Şiddete Hayır… Bir kadına şiddet uygulamak sizin güçlü bir insan olduğunuzu göstermez. Bilakis insan olamadığınızın ispatırdır…Dişisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur..Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye değil sevebildiğin kadar adamsın!Yaşama hakkı elinden alınmış tüm kadınları saygıyla toplumdaki saygınlığı medeniyetin yetersiz kimsenin son Kadına tekme atmak yalnızca karnındaki bebeğin hakkıdırMücevher gibidir, bir kadının gözyaşları. Onlar damladıkça, sizin değeriniz şiddet değil sevgi gösterelim. Bir kadın olarak son nefesime kadar ne mücadele etmekten ne susmaktan vazgeçmeyeceğim vicdanım ve kalbim beni nereye yönlendiriyorsa onu bulup başımın üstünde taşıyacağım. Ne kendimden vazgeçicem ne başkası için yine kendimden .Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar! AtatürkKadın sizi dünyaya getirdi ve kadın size sevgiyi öğretti, Kadın size adamlığı öğretti… Ve siz! her bir kadını öldürdüğünüzde olmayan adamlığınızı da öldürdünüz!! Dünyada, kadına şiddet uygulayan bir erkek kadar alçak ve korkak bir tür yoktur!!"Sizin en hayırlınız, ehline eşine ve çocuklarına en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım.""Mü'minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır."Korkma gücünün farkında ol, sıra sana gelmeden sesini insanlığın, şiddet hayvanlığın yarısını kadınlar oluşturur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir. Yetiştirildiğinize pişman etmeyin kadınları…Bir Kadına tekme atmak yalnızca karnındaki bebeğin hakkıdırMücevher gibidir, bir kadının gözyaşları. Onlar damladıkça, sizin değeriniz karnına koca bir dünya sığdırdı, siz dünyanıza bir kadını kadına şiddet uygulamak sizin güçlü bir insan olduğunuzu göstermez. Bilakis insan olamadığınızın ispatırdır…Erkeklik kadına vurmakla değil onu korumakla kadın bir annedir. Anne ye el kalkar mı?1999 yılında BM Genel Kurulu kararı ile, kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla ilan edilen ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ vesilesiyle tüm kadınlarımızın şiddetten uzak sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmelerini yanda korku, diğer yanda ümidin varsa iki kanatlı olursun” der Mevlâna ve ekler Tek kanatla uçulmaz zaten… Tüm zor ihtimallerin arasında hayatın getirdiği her ne olursa olsun, bir yolunu bir olurunu bulan ümidin ta kendisidir kadın…Hiçbir kadın cenneti bulmak için bir erkeğin cehennemine katlanmak zorunda ŞİDDETE HAYIR SÖZLERİKorkma gücünün farkında ol, sıra sana gelmeden sesini yarısını kadınlar oluşturur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir. Yetiştirildiğinize pişman etmeyin kadınları…Bir kadına şiddet uygulamak sizin güçlü bir insan olduğunuzu göstermez. Bilakis insan olamadığınızın ispatırdır…"Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır. Ben de eşime karşı sizin en hayırlınızın. Kadınlara ancak iyi insanlar iyi davranır; onlara karşı ancak kötü kişiler, ihanet eder.""Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür."Tecavüz bir benliğe girip bir öyküyü darmadağın etmektir! Tecavüz ruha cinayettir! Şiddettir. Kadına şiddete HAYIR!”Ailedeki şiddet insanları öldürür.””Ailede şiddet geleceği karartır.”Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir. AtatürkKadına Yönelik Her Türlü Şiddetin Karşısında, Kadınların Mücadelesinin Yanındayız!Kadınlarımız insan onuruna yakışır, şiddetten uzak ve eşir bir hayat ki kadına yönelik şiddet sadece kadına değil aynı zamanda bütün topluma zarar vermektedir. Ülkemizde insan haklarının, demokrasinin, eşitliğin ve hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesi için kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin durdurulması eskiden beri tekrarlanan olgu olarak cahiliye toplumlarına ve zihniyetine mahsus bir insanlık suçudur. ”Ailenin yıkımı ve nefretin getirisi şiddetle olur.””Kadınlara dokunma!””Bugün rüzgar eken, yarın fırtına biçer.””Erkekler evde aslan, dışarıda kuzu kesilirler.””Şiddet cahillik göstergesinin en üst sınırıdır”Kadınlar insanca yaşamayı hak kadına şiddete hayır sözleriKadına şiddet yapılan şiddet kadınlara yetiyorsa hayvandan fırtınanın arkasından sükunet gelir. / CervantesSevgi insanlığın, şiddet hayvanlığın kanunudur. / koşullar doğurur. Bu yüzden suçlular hapse düştüklerinde örnek vatandaşa içeride tecavüz edip öldürecekleri kadınlar yoktur. / Paul CleaveBen bir kadınım ve istediğim saatte istediğim yerde olurum. İstersem çarşaf giyer istersem mini etek/şort giyerim. Herkesin içinde kahkaha da atarım, uğradığım adaletsizliğe karşı hakkımı da savunurum. Ben bir kadınım, beni susturamazsınız. yönelik şiddete karşı hep birlikte mücadele ederek, bu şiddetin önüne geçmek için elimizden ne geliyorsa karşı şiddeti durdurmak herkesin insan en çok neden korkar ? Diğer silahlılardan mı? Hayır! Şiddet yanlıları en çok neden korkar ? Şiddetten mi ? Buna da hayır yanıtını verebilirim. Peki ya acımasız ve bencil insanlar en çok neden korkarlar ? Onların hepsini sevgiden, aşktan daha çok korkutan bir şey yoktur. / Jan-Philipp SendkerBir kaç küçük tecrübe sonunda anladım ki, amaç hiç bir zaman kullanılan araçlardan farklı olmuyor. Şiddet ancak şiddeti doğuruyor. / John SteinbeckKadınların haklarını yerine. Getirme husûsunda, Allâh’tan korkunuz…! Zîrâ siz onları; Allâh’ın bir emâneti, Olarak aldınız…! Hadis-i ŞerifSevdiğini düşünmek için geceleri türkü dinleyen kadınları baş üstünde taşımalı adamlar… ! / Neşet Ertaş
Bina cephelerine kuş sarayları yapan, kimsesiz hayvanlar için kapısının önüne ekmek-su bırakan hayvansever bir toplumun fertleriyiz. Buna rağmen vicdanımızı sızlatan olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Hayvanlara şiddetin altında yatan sebepleri Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan anlattı. Hayvanlara yönelik gerçekleşen ve “şiddet” tanımının yetersiz kaldığı olaylarda, olayın nasıl gerçekleştiğinden ziyade neden yapıldığına dikkat çekmek gerekiyor. Zira hayvana şiddet uygulayan bireylerin psikolojik durumunu sağlıklı olarak tanımlamak imkânsız. Uzmanlar söz konusu bu kişileri antisosyal olarak adlandırıyor ve özellikle çocukluk dönemlerinde yaşadıkları çevreye ve ailelerine bakılması gerektiğini şiddetin en acımasız örneklerinden birini yakın zamanda ayakları ve kuyruğu kesilen yavru köpekle yaşadık. Kedileri fırlatanları, karıncaları öldürenleri ve hayvanlara her türlü şiddeti yapanları sürekli görüyoruz ve uzmanlar bunun sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada bir artış ivmesinde olduğunu söylüyor. Bununla ilgili olarak Newyork State Üniversitesi adli psikoloji birimi, kriminolojik çalışma olarak psikiyatrinin kötülüğü tanıma yeteneğini ölçmek ve “İnsan neden bu şekilde şiddet uyguluyor? Son yıllarda okullarda neden şiddet oranı arttı? gibi pek çok sorunun yanıtını bulmak için “Ahlaki Aykırılık Ölçeği” ni savunmayan ve bir karşılılık veremeyen canlılara yapılan bu durum nasıl bir rahatsızlığı temsil ediyor? Bunu sadece basit bir şiddet olayı olarak okumak ne kadar doğru? Amerikalı Sosyolog Robert Merton bu tür anomileri “kültürel norm ve amaçlar ile bireyleri bunlara uygun ve uyumlu davranışlarda bulunmaya zorlayan toplumsal yapı” arasındaki kopma haline bağlıyor. Merton’a göre, bazı kimseler kişilik yapıları ve toplum içindeki elverişsiz konumlarıyla kültürel hedefler ve kurumsallaşmış araçlar arasındaki farklılıklardan doğan gerginliği diğerlerinden daha fazla duyabilirler; bu da onları sapmaya daha duyarlı ve zayıf durumda bırakabilir. Bu toplumsal olgu bahsedilen kişilerin suç işlemesine neden olur. Ayıp, günah, ahlak ve etik gibi toplumsal fren mekanizmalarının mahalle baskısı’ denilerek ortadan kaldırılması bu tür şiddet gösterilerinin KİŞİLER ANTİSOSYALUzmanlar şiddetin insanların gelişmişlik seviyesinin artışıyla ters orantılı olduğunu belirtiyor. Şiddet oranının azalması gerekirken gitgide artıyor. Şiddet eğilimi bulunan kişilerde görülen en büyük özellik ise anti sosyal olmaları. Toplumun sosyal normlarına uymayan kişiler, anti sosyal kişilik özelliklerini taşır ve bunlar için hayvanlara eziyet normalleşebilir. Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu ruh halinin kökeninde doğadan uzaklaşmak olduğunu savunuyor. Prof. Tarhan, “Endüstri devrimiyle birlikte insan doğaya hâkim oldu ve biz üstün varlığız’ diyerek çevreyle birlikte hayvanları da yok eden bir zihniyet ortaya çıktı. Bununla birlikte insan, yeşil karşıtı bir hareket geliştirerek kendinde bitkileri kesme ve doğayı yok etme hakkı gördü. Bu durumdan dolayı ortaya çıkan modern kibir ve özgüven sonucunda insan, doğayı yok etmeye başladı.” HEPSİ ŞİDDETHayvana şiddet uluslararası literatürde fiziksel şiddet olarak adlandırılıyor. Doğaya, hayvanlara karşı şiddet uygulamayla ilgili özel bir tanım yok fakat uzmanlar fiziksel şiddet tanımının hayvan veya insan için fark etmediğini söylüyor. Yaşadığımız dünyada hayvanlara karşı fiziksel, duygusal ve psikolojik şiddet ve cinsel istismar var. Uzmanlar bütün bunların nedeni olarak çocuksal travmaları işaret ediyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan bir çocuk yangın çıkarmaya ve hayvanlara eziyet etmek gibi durumlara eğilimli ise bunların suça yatkınlığa, empati duygusunun gelişmemişliğine ve yapılan hatadan sonra pişman olmamaya birer örnek olacağını AİLEDE ÖĞRENİLMELİÇocuklar şiddeti nasıl öğrenir?Yapılan araştırmalara göre çocuk şiddeti modellemeyle öğreniyor. Çocuğa şiddeti öğreten en birincil örnekler canlı modellerdir. Televizyon ve çizgi filmler ikinci plandadır. Yetişkinler hayvana şiddeti normalleştirmezlerse çocuk bunu örnek almaz. Çocuklarda anti sosyal kişiliğin gelişmemesi için küçük yaşta empati duygusunun öğretilmesi gerekiyor. Eğer empati yoksunluğu varsa, bunun ilk belirtilerinden biri, doğaya eziyettir. Eğer çocukta hayvanlara karşı şiddet eğilimi varsa, büyüdüğünde çevresindekilere de aynı şekilde şiddet uygulayacaktır. Anne ve baba çocuğuna şefkat duygusu ve empati kavramını öğretmelidir. Empati susuz bir hayvanın susuz kalmasından kendini sorumlu hissetmektir. Bu duygu doğuştan gelmez sonradan öğretilir. MODERNİZM ŞİDDETİ ARTIRDITürk toplumu olarak şiddeti onaylamayız. Geçmişimizde kanadı kırık leylekler için vakıf kurmuş, kuş evleri yapmış bir toplumuz ve bu kültür hâlâ devam ediyor. Böyle bir kültürden geliyoruz ve yeni jenerasyon bunları bilmeden yetişiyor. Fakat şu an yetişen nesil bencil olmayı öğreten modern eğitim anlayışının baskısı altında büyüyor. Bunun etkisiyle kişi, hayvana duyarlı olma noktasında eksik kalabiliyor. Modernizm hastalığı, empatiyi ve hayvanlara karşı duyarlılığı azaltır. Bundan dolayı bu durum sadece Türk toplumunun bir hastalığı değil. Modernizmin ve bireyselleşmeyle gelen bencilliğin bir BİRİKMİŞ ÖFKE VARHayvanlara şiddet ile ilgili bazı sosyal teşviklerinin olduğunu görüyoruz. Mesela satanist kültürünün etkisinde kalan kişiler şeytana tapan kişilerdir. Burada eziyet etmekten zevk alma kavramı vardır. Orada en çok da kedilerin başını kesip onlara eziyet etmeyi görüyoruz. Bu bir dini ritüel olarak teşvik ediliyor. Siz bir köpeği öldürün derseniz birçok insan bunu yapmaz fakat bu köpek kuduz derseniz birçok insan o köpeğe zarar verir. İnsanlarda mutsuzluğun artması da bir sebeptir. İnsanlarda birikmiş bir öfke vardır ve en zararsız ifade alanını hayvanlara şiddette BİR EGO TATMİNİHayvana şiddetin nedeni nedir?Böyle bir durumda kişi kontrol duygusunu ya da güç bende düşüncesini tatmin etmek ister. O doyumu zayıf kişilere, hayvanlara ve doğaya karşı şiddet kullanarak yakalar. Bu durum genellikle içindeki gücü yatıştıramadığı ve karşılık bulamadığında ortaya çıkar. Biz buna ego tatmini diyoruz. Kişi egosunu tatmin edebildiği zaman geçici olarak rahatlar. Yaptığı eziyeti kameraya alıp izlediğinde bundan zevk alır. Böyle bir davranışa anne ve baba katılırsa çocuk bunu onaylanmış davranış olarak Demirtaş
hayvanlara şiddet ile ilgili sözler