🪆 John Maynard Keynes Ismet Özel

Aboneolmayı unutmayın: https://t.ly/M9OOSeslendiren: Muhammed MünzeviJOHN MAYNARD KEYNES'TEN NEFRETİMİN YİRMİ SEBEBİ8.Annelik edatını kilim altına Keynesin Genel Teori’den önce yazdığı kitaplar içinde en fazla öne çıkan kitabı olan “Barışın Ekonomik Sonuçları”, O’nun iktisatçı kimliği kadar, bir devlet adamı hatta diplomat kimliğinin de üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Aslında Keynes bu kitapla Alfred Marshall (1842-1924) üzerine yazdığı makalede Árakés vélemények egy helyen!John Maynard Keynes (1883-1946) angol közgazdász, a XX. század legnagyobb hatású gazdasági gondolkodója. Az etoni középiskolás évek után Cambridge-ben tanul közgazdaságtant, matematikát és filozófiát. Lenyűgöző intellektusa, színes egyénisége már korán érvényesül, a korabeli angol szellemi életben jelentős, írókból és 9nTlsrC. Sefa KAPLANOluşturulma Tarihi Ocak 29, 2006 0000Askerdeyken, arkadaşı Ataol Behramoğlu’nu tanıyan Orhan adlı bir çocuk, bir şiir getirir bir gün İsmet Özel’e. O sırada kendisi de askerde olan Behramoğlu’nun, arkadaşına moral vermek için yazdığı bir şiirdir bu. İsmet Özel, mukabil bir şiirle karşılamak ister arkadaşının bu jestini. Ne var ki, askerlikte ’zaman’ diye temel bir sorun vardır. Düşünür ve bulur gidip üç dişini birden çektirir. Bu, üç günlük koğuş izni demektir. Ancak, üç gün yetmez başladığı şiiri bitirmesine. Üçüncü günün sonunda, tekrar revire gidip iki dişini daha çektirir. Önceki üç dişte aranırsa biraz sorun bulunabilir belki ama son iki diş sapasağlamdır. İki dişin sağladığı iki gün yeter şiiri bitirmesine. İsmet Özel şiirine áşiná olanların zihnine kazınan "Yıkılma Sakın" adı şiirdir bu. İsmet Özel, sadece dişlerinden değil, daha pek çok şeyden vazgeçebilecek kadar ciddiye alıyor şiiri. Belki de bunun için günümüz Türk şiirinin en güçlü sesi denildiğinde, aklıma tereddütsüz gelen ilk isim o. Geçtiğimiz günlerde, Özel’in, "Son şiir kitabım" dediği "Of Not Being A Jew / Yahudi Olmamak Üzerine" adlı kitabı Şûle Yayınları tarafından yayımlandı. Kitaba adını veren şiirin bir bölümü, bundan tam yirmi yıl önce Adam Sanat Dergisi’nde neşredildiğinde hiç de hafif sayılmayacak bir gürültü kopmuştu edebiyat çevrelerinde. "John Maynard Keynes’ten Nefretimin Yirmi Sebebi" başlıklı şiiri okuduğunuzda ise, İsmet Özel’le aynı yıllarda yaşamış olmanın hem gururunu hem de sorumluluğunu hissediyorsunuz ister istemez. Beylerbeyi’nde, fena halde yağmurlu bir akşam üzeri, İsmet Özel’le, Yahudilikten, yaşlanmaktan, aşktan, ölümden ve dostluklardan söz ettik62 yaşındasınız, çok yaşamak iyi bir şey mi bir şair için?- Şairden şaire fark var. Benim bildiğim ileri yaşlarında hálá dişe dokunur şeyler yazan az şair var. Bunlardan biri Ezra Pound. Ben ömrünü şiire bağlamış birisiyim ve dünyanın háli şiir yazma sürecinde bana imkán yaşa nasıl bağlıyorsunuz?- Gençlik, en azından fizyonomik olarak, yapabilme dönemi. Dolayısıyla şiir eğer ciddi bir atak ya da ciddi bir atılım anlamı taşıyacaksa, gençlikle bu tavır denk düşüyor. Hayatlarını bilhassa bu şartların mahkumiyetini kırmaya vakfetmiş insanlar, şiirin vaat ettiği şeyler bakımından yaşlanmaktan kötü veya olumsuz etkilenmiyorlar. Ben o insanlardan biriyim. "Yapılacak şeyler artık bizden geçti" cümlesiyle özetlenen duruma barışık mısınız? Öyle mi algılamalıyız bu söylediğinizi?- Hayır, tam tersine, yaşlanmış olmaktan fevkalade rahatsızım. Zaten onun için yaşlanmaya teslim olmayacağım diyorum ya...Ölüm korkusu ile ilgisi var mı bunun?- Ölüm benim gençlik şiirlerimden beri temas etmekten hiç geri durmadığım bir metafor. Sadece metafor değil elbette. Ben aynı zamanda, yıllardan beri Heidegger’in bir sözünü benimseyerek tekrar etmekten hoşlanırım. "Sadece insanlar ölür, diğerleri telef olur." Ölme işi, insan olmakla kopmaz bağlara sahip. Ölmenin hakkını verebilmemiz, ölümün altından kalkabilmemiz lazım. Şiiri kullanarak telef olmaktan kurtulmak bütün şiirleri aşk şiirleri olarak okumak mümkün Yıllardır tersini belki de anlayamamışlardır İsmet Özel şiirini. Mesele şu Her iyi şair gibi kadınlarla sorunlarınız var. Daha ilk şiirinizden başlıyor bu. Nedir kadınlarla probleminiz?- Ben bunu bir mülakatımda söylemiştim. Kadınların beni sevgili olarak seçmemiş olmaları, rahatsız edici bir şey. Bütün kadınların öyle mi?- Elbette. Ama türkünün dediği gibi, "Şeftalinin irisi / Geçti kızlar sürüsü / Sürüsünden fayda yok / Yaktı beni birisi." Tabii ki sürüsünden fayda yok ama o "birisi" nerede?62 yılda herhalde birkaç tane "birisi" olmuştur?- İnsan, ömrü boyunca bir muhatap arar. Üstelik, insanlar arasında bunu bulamayacağını bile bile yapar. Ama bu arayıştan vazgeçmesi mümkün değildir. Aranan muhatabın ideali de sevgilidir. İnsan söyleyecek sözünü, sevgilisine söylemek ister. Şairlerin bu türden insani endişelerin en yoğun bulunduğu alanda yer aldıklarını bilmemiz aradığınızı söylüyorsunuz ama aşkla veya kadınlarla ilgili olarak kullandığınız kavramlar genellikle savaş kavramları. Muhatap bulamamaktan kaynaklanan bir öfke mi yoksa bu?- Sevişmek ve savaşmak kelimesi niye bu kadar birbirine benziyor? Biz belki de ulaşmak istediğimiz nokta dolayısıyla hem sevişir, hem savaşırız. Şiirde de söylediğiniz gibi "özlenen bir pişmanlık" mı sadece aşk? Aşka ayırdığınız zamanlara hayıflanıyor musunuz?- "Özlenen bir pişmanlık diye tarif ederler aşkı sorarsan." Benim mısram bu. Önce aşkın ne olduğunu sormamız lazım, soruyor muyuz bunu kendimize?O zaman soralım, nedir aşk?- Pişmanlık dediğimiz şey, keşke olmasaydı dediğimiz şey mi, yoksa ah keşke olsaydı dediğimiz şey mi acaba? Bu paradoksun insanlara bir şey öğretmesi lazım. Kaybeden kazanıyor ancak."Savaş Bitti", nefis bir aşk şiiri. Şiirin finali de bunun somut göstergesi zaten "Artık fitil odam boş / Savaş bitti, koynum boş." Bütün mesele bu mu hakikaten, insanın koynunun boş veya dolu olması mı?- Değil mi yani? Bunu sembolik anlamda alabilirsiniz ama insanın koynunun boş veya dolu olması hayatımızın DİKKATE DEĞER MİLLETKitaplarınızdan bilebildiğim kadarıyla, Yahudilerle herhangi bir sorununuz yok Bilakis, çok iyi anlaştığım Yahudiler var. Şunu düşünün ki, iki bin yıl bir davayı yürütmüş olan bir milletle karşı karşıyasınız. Böyle bir millet dikkate değer bir şey."Yahudi Olmamak Üzerine" takdir duygularıyla konulmuş bir isim yani...- Kuşkusuz Yahudiler hem dinlerine, hem milliyetlerine sahip çıkmak suretiyle dünyaya çok büyük bir katkıda bulunmuşlardır. Ama benim kitabıma adını veren şiir, bir tür yakınmadır da. Bizim Türk olarak Yahudilerin performansına ne kadar uzak kaldığımızın yakınmasıdır. Ayrıca, Yahudi olup olmamak, yaşadığımız dünyayı anlayıp kavramak açısından da önem BİLİNDİBariz olarak dillendirilmedi ama ben yazdıklarım dolayısıyla yön tayin edici olan birisiyim. Yazdıklarımın bazı çevrelerde satır satır, kelime kelime okunduğunu gayet iyi biliyorum. Bu toplum Ömer Seyfettin’in veya Mehmet Ákif’in kıymetini bilmedi ama İsmet Özel’in kıymetini yaşıma kadar her gün intiharı düşündüm, kırktan sonra değmez dedimGaliba ilk kez "intihara ayrılmış zamanlar"dan söz ediyorsunuz. İntiharı hiç düşündünüz mü?- 40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm, ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. Bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. Bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar tür nihilizm değil mi bu?- Tam tersine, değer yüklediğin şey bunlar değil. Allah’tan başka hiçbir şeye değer vermemek var bunun yaşına kadar ne vardı peki?- Aynı şey. Bir çıkış sağlayacağını umduğun bir insanla, bir imkánla karşılaşacağını düşündüğün için her gün erteliyorsun intiharını. Daha sonra da, bu çıkışı insanlardan beklemenin saçmalığını kavrayıp yine intihar etmiyorsun. 6. bölümü de kadar mükemmel şiir. özellikle ismet özel'in aslan ekmeğin ağzında palavralarına karşı kan kustuğu kısmı görünce neredeyse stendhal sendromu'na giriyordum ki çevredekiler engel oldular. 6. bölüm kafirdi o ki kısa bir müddet aklından mühim şeyler geçiriyormuş gibi susup bekledi bekledi işkilleri varmış gibi dingildedi en kavi en müşekkel en mukni ifadeye kavuştuğu görüntüsü veren küpe daldırıp çıkardı narin cismini ve sonra bana dönüp hayata atıldığın zaman anlarsın dedi. güleyim bari bak neler de bilirmiş neymiş hayat atılacakmışım neye söyleyebilseydi söylerdi hayat mıntıkasının sınırları nereden geçer edebilseydi tasrih kuşku yok edecekti ama kafirde natıka ne gezer sarahatten kafire ne. beni atacaklar mıymış ben mi atlayacakmışım ne olmuş ne oluyor ne olacak kaynasın keder çorbamız hele bir taşım işte ancak o zaman ecebilerle oturup keder denilip de neden kader denilmeyişte anlaşalım vidayı sök çiviyi çak razı ol atılmaya hareket tarihi müphem bu kafadan atma şeye deniyorsa hayat nedir o kafanın cinsi rica etsem ricam yerine getirilse pireler berber iken adı hayat olarak tescil edilen ve atla kafiye yaptığının itirazına mahal bırakılmayan kafiyeden başka ne yapar çatlıyorum meraktan ille hayata atılmam mı gerekiyor ilçe el vermez mi. kafir odur ki aslan ağzında görür ekmek behey ahmak otobur mudur aslan ki tutsun ağzında o kimbilir hangi fırından çıkma şeyi bilse aslanlığını bilecek hayvan kükresin de görelim ekmeği ağzından sarkıtan azan tek duramaz azan azdığıyla kalmaz az bulan azdırır dar yolu seçer azma bahanesidir azlık raydan çıktın mıydı sonun neymiş seyreyle aslansındır kuyruğunu tramvay çiğnemiştir hissedersin her alanda sıkışıklık son vereydin daralmaya görecektin boldur allah ın nimeti bre zındık sarp yamaçlarda alıç dağ başlarında ahlat bostanda karpuz çölde bal vahada hurma o senin ekmeğe diş geçirmiş aslan teranesini gel de benim külahıma anlat oltaya geldin demektir öyle ufak tefek görüp de karamürsel sepeti sandıysan beni asr- ı saadet ten bugüne her fırsatta elimi aslan ağzından ekemk satın alayım diye cebime atmışlığım şakasıydı bu işin niçin kılımı kıpırdatacakmışım aklıma kafirden tarif sokmak için. bir müddet suskun durdu geçerken mezarlığın içinden ne zavallı şey! fatiha bilmiyor ki okusun dilinden dökülenler asla kur' ani değil özlemedi çatısı altına girmeyi bir gün olsun sofrasında helal lokma yenilmekte olan bir evin ne zavallı şey! ne grek ne ibrani ne latin değildir aslanımız külkedisi külhanede yatmıyor yok ona parkta rastlayanımız kanepeler kabasına batıyor. bir gündü günlerden bir gün ah o gün özledi kendisine ücret mukabilinde umumhanede gösterilen muhabbeti onu gerçeklik teshir etti gerçeğin yalapşap etkinliği bir müddet suskun askıda dalgın yüreği hali engin adamcağızın dediler susturursa dediler riyazet susturur adamı bu çeşitten gerekçeyle mandepsiye basanlar çabuşak pişman oluverdiler ama bastıkları o terde bir mayın olduğu korkusuyla kalakaldılar ayaklar kaldırılmadı hayal edilen bir feryat karın doyurtacağı hayal edilen çıkının infilak edivereceği korkusu çektirmedi hiçbirine ayak çekemeyip ölçüsünü bilmecburiye ifşa ettikleri o ayaklar eleverdi romancıların istifadesine mazhar kalıplar zaten neyi çekebildi ki fukara yirmidokuz otuz işte o kadar. seni dünya gözüyle görmek, bunu da nereden çıkardın? içimde boşuna arama, bulamazsın böyle bir isteğin kırıntısını bilmez idiysen öğren duymadıysa iyi açılsın kulağın dünyadaki gözüme çarpmadın şimdiye dek. ... dünyaya ibretle dikeceksin gözü ki ruh doğranıp eksilmesin biri sıkıysa çıksın da seyrettiğimi söylesin aval aval olan biteni .... yüz veririm sanılmasın keşiş yalnızlığın tafralarına yoktur seyislerin bilgiç edalarında hevesim .... hayır seni asla bunların hepsi telafat dünya gözüyle bir kez bile görmek istemiyorum acıdım ömrümce neler vermezdim seni görmek için gibisinden cümle kuranların haline uğruna dağları delmem ummana dalmam atmam ateşe naçiz bedenimi kovalamam peşini davet etse bile eteklerin hepsi yerin dibine geçsin daüssıla malihulya nastalgia sen nasıl olsa tıpkı hep olduğu gibi defalarca görüneceksin ahret gözüme ... İsmet Özel, Yabancı Yabana Gitti Hayat tasarruf edilemeyeceğine göre sona erişi ben doğduktan bir sene sonrasına denk gelen II. Dünya Savaşı akabinde tanışıklık kurduğumuz “yabancı” elbette sarf edilecek, harcanacaktı. Yabancının […] 18 Şubat 2022 İsmet Özel, Kaçmak İsterken Vuruldu Gök gürlediCanı sarsılmadı şimşek çakışındanVe yağışlar dilinden döküleni epritemediSert esen poyrazın dayattığı siliklikAğustos sıcağı gerekçesiyle pelteleşmeDilsizlik sağırlık çolaklık körlükMızrak değdiremediler güzelim gövdesineDeğiştirilsin aniden coğrafya dersinde […] 14 Şubat 2022 İSMET ÖZEL, KİM NEYİN VE/VEYA KİMİN ÖNÜNDE DURUYOR? Dünyanın dünyalığı yani insanın yeryüzüne bırakılmışlığı veya bir batağa düşmüşlüğü bulunduğu yerin “yalan dünya” oluşunda saklıdır. Cümleye dikkat Dünyanın dünyalığı saklıdır. Bu dünyanın varlığının ispatı […] 23 Aralık 2021 İKİ ŞİİR III “Ataol, Trabzon’dan Malazgirt’e sürgün ve hapis gitmişti. Ve elden, bana Yıkılma Sakın adlı şiirini gönderdi. Askerdi, yedek subay. Bir subaya karşı gelmekten hapsedilmişti. Muş’a gelen […] 30 Ekim 2021 İsmet Özel Şiirler Kırpılsaydı Şiirin İpliği Pazara Çıkardı Hangi yazım geleneğinde karşınıza şiirlerin kırpılması diye bir hadise çıkar? Dünyanın hiçbir yerinde şimdiye kadar hiçbir yazım geleneği böyle bir cüreti kendine yakıştıramadı. Vakit kaybetmeden […] 23 Eylül 2021 İsmet Özel, Bir Yusuf Masalı Birinci Bab Ey sökülmüş cep.. Ey ıslak yorgan..Ey bulduğu her bahaneyle çıngar çıkaran..Yardım et.. Yardım et..Bana ilâh mahvedecekbir uzuv çabukBeni üzüntünün koynunda bekletOrada tohum […] 26 Nisan 2021 İsmet Özel, Pandemi Hakkında Ne Diyor? ÇILGINCA OLMAYACAK YAPTIĞIMIZ İstiklal Marşı’nın “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım” demiş olmasına rağmen veyahut bile bile, bilhassa Mehmet Akif böyle dedi diye tiyatro yazarı […] 15 Mart 2021 İsmet Özel, Kuşun Ölümü Kuş damdan düşüncesarışın bir yürüyüşüdür artık ölümünbir yağmurdur açılan kuraklığabir yağmurdur kulübesi nisandanve onun ayaklarına dolanan o gökyüzükansız yüzleridir diri kuşlarınkuş düşünce damdan Kuş düşünce […] 5 Ocak 2021 İsmet Özel’in Bir Hafta Önce Kaleme Aldığı Metni Yayınlıyoruz BAŞKA ŞEYİ BİR BERAAT SAYMAK Adını koymak… Şairin adını koyduğu tevatürünü işitenlerin biri de benim. Adını koymak tanımlamanın bir parçasıdır. Ben bizzat neleri tanımlama girişiminde […] 3 Haziran 2020 İsmet Özel, John Maynard Keynes’ten Nefretimin Yirmi Sebebi 1. Biz burada bin şu kadar yıl binlerce çocuk Ahrette buluşmacasına bahse tutuştuk Aşk dediğin değildiyse mastarların astarı Bahsin içine girmesindi ispiyonculuk Çocuktuk fide zehri […] 17 Ocak 2020 İsmet Özel, Rüya İnsanlar, bedeli ne olursa olsun kendi dar kafalarının rahat ettiği alanı kıskançlıkla korurlar. İnsanın bir şeyi fark edebilmesi için rüyada gördüklerinin değerini bilmesi lazım. Biz […] 24 Haziran 2019 İsmet Özel, Naat Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar Falları grafiklerde bakılanlar siz de işitin.. Külden martı doğuran odalıklar Ve kahyalar Kara pıhtılarıyla damgalanmış veznelerde dili Şehvetsiz çilingirler, […] 11 Mart 2019 İsmet Özel, Yazmak Nedir? Veya Bir Sevgili Ne İşe Yarar? 3 Allah bizi bir erkek ve bir dişiden yarattı. Bu kelâmı söze “önce namazdan soracaklar” diye başlamışken yazışımın serencamı içine ne münasebetle dâhil ettim? Bunu bana […] 6 Mart 2019 İsmet Özel’in Son Yazısı; Mukaddeme 5 Sair insanlar, başkaları, diğerleri değil de bir ben, gözünü âhir ömründe edebiyat tarihini tersinden yazma merakına kendini kaptıracak derecede karartmış ben mi koltuklanma mevkiindeyim veya […] 13 Kasım 2018 İsmet Özel’in Son Makalesi; Mukaddeme 3 Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde 1963 yılından 1980 yılına kadar 27 Mayıslarda 30 Ağustos Zafer Bayramı ile eş tutularak kutlanan bayramın adı “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” […] 30 Ekim 2018 İsmet Özel, Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka sonuçları bir bir gözden geçiriyorum pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can madenlerin buharından elde edilen büyü bazı yasak kitapların verdiği dinç […] 28 Ekim 2018 İsmet Özel, Kanla Kirlenmiş Evrak Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. Aşklarım, inançlarım işgal altındadır tabutumun üstünde zar atıyorlar cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar denize yaklaşınca […] 21 Eylül 2018 İsmet Özel, Partizan Gırtlağımda bir harf büyüyor buna dayanacağım dişlerim kamaşıyor yıldızlardan buna da. Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir. Artık yırtarak açtığımız zarflarda ne kargış, ne infilak yalnız […] 5 Nisan 2018 İsmet Özel, Başı Örtülü Kızın Başı Suriye’de Türkiye’nin Yaptığından Ağrır mı? Felsefe bilseydi ağrırdı. Bunu duyan duyma ihtimali olan başörtülü kızlardan çoğunun “madem öyle, başım niye ağrısın, iyi ki felsefeden uzak durmuşum” dediğinden eminim. Vaziyet kız […] 4 Şubat 2018 İsmet Özel, Çarmıhta İsa; Zindanda Kur’an Elektronik-Genetik-Atomik-Kozmik VI Israrla felsefe bilgisi zaruretine temas ediyor ve fakat henüz bunun icabına derhal bakmaktan kaçınıp hep içinde yer almaktan geri duramadığımız vakıalara temas ediyor, […] 25 Ocak 2018 İsmet Özel’in Taşları Yemek Yasak Kitabından 10 Alıntı ki insanoğlu yoksulluğun, hastalıkların, mahrumiyetlerin kıskacında kaldıkça kendisinden beklenen gelişmeyi gösteremez. Bununla zımnen şunu söylemiş oluyorlar İnsanlar maddi refah içinde olmakla, vücut sağlığını korumakla […] 18 Ocak 2018 İsmet Özel, Allah Müslümanların Tarafını Tutar mı? Evvel istibdat idi Açtın mı ağzını bellerlerdi ananı Şimdi devr-i hürriyet Önce söyletirler, sonra bellerler ananı Günler gelip de geçti sanmayın; günler delip de geçti. […] 30 Kasım 2017 İsmet Özel, Bir Şeyi Yaramıyorsa İşimize Yaramaz Faydasından medet umduğumuz ışığın karanlığı yardığını farz ediyoruz. İnsana mahsus başarıyı tespit edişimiz onun hangi türden olursa olsun bir kuşatmayı yarışında tecelli ediyor. İnsanlaşma katında […] 23 Kasım 2017 İsmet Özel, -Mış Gibi Türkiye’nin Sonu II ve III Ortalık temiz görünüyordu. Bilhassa ben yaştakiler Alman Harbi’nin sonlarında doğup da her kötülüğün geride kaldığı, dikkatli olursak elimizdeki her şeyin mükemmele erişebileceği telkinatı altında yetişen […] 12 Ekim 2017 İsmet Özel, -Mış Gibi Türkiye’nin Sonu I The past is never dead. It’s not even past. William Faulkner Duanızı edin. Gücünüzün buna, ancak buna, bilhassa buna yeteceği haberi verilmiştir. Verilen haberin alınan […] 29 Eylül 2017 İsmet Özel, Faciayı Yazmasaydım Yaza Yazık Olurdu Beri bak ben o zamanlar genç idim tek başıma çılgınca Neler yaptım bilir misin etrafımda başka gençler bulamayınca İt resmini kartonun bir yüzüne özene bezene […] 16 Ağustos 2017 İsmet Özel, Sebeb-i Telif Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız yaprakla yağmurun aşkı meselâ kim olsa serpilen coşturuyor bizi imreniyoruz başkalarının mahvına. Yağmur mahvoluyor çarparak kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında yaprak […] 1 Haziran 2017 İsmet Özel, Evet, İsyan Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların onu yaralar kıpırdatıyor ve o sertelmektedir yaralardan kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri saçları bukleli bir […] 5 Nisan 2017 İsmet Özel’in 10 Şiirini Kendi Sesiyle Dinleyin […] 27 Ocak 2017 İsmet Özel, Nihayet Bulmuş Seferberlik Başlamamış Alman Harbi Niçin cehennemi tatmağa heveslendiler? Dünya sistemi politikasının ihya ettiği bütün devletlerin dünya liderliği özentisine son veren Birinci Cihan Harbi hangi sebeple başladı? Çocukluğumdan beri harbi […] 7 Ocak 2017 İsmet Özel, Kalk Düğüne Gidelim* Sarardın üzüntüden, üç gün ağladın baktım gözlerine şıçramış halkın gözleri incesin bardakta bir karanfile benzemiyor inceliğin serçeler sekmiyor hayır, dudaklarında ham demirden bir çanakta dövülmüş […] 12 Aralık 2016 İsmet Özel’in “Faydasız Yazılar” Kitabından Alıntılar 22“Peygamberimiz bize bir tek yol göstermiştir. O cahilî toplumu ve o toplumun kurumlarını ıslah etmemiştir. İnsanlığa parçalanamaz bir kulluk tavrı önermiş, örneklerini göstermiştir. Asr-ı […] 25 Kasım 2016 İsmet Özel, Taşları Yemek Yasak Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış “Taşları Yemek Yasaktır !” Bu alışılmadık uyarı karşısında […] 15 Kasım 2016 İsmet Özel, Batum’suz, Selanik’siz, Halep’siz Ne Bir İzmir Olabilir, Ne Türkeli ZENCİ İMİŞ BAŞKANI KADIN İMİŞ BAŞKAN TAKİP EDERSE BİZ DE KIZIL TEHLİKEYİ SAVUŞTURMA BAHANESİYLE BİR SİYAH-YEŞİL KOALİSYONU KURAR WOHLSTAND FÜR ALLE YOLUNU DÖŞERİZ II Karşımıza […] 4 Kasım 2016 İsmet Özel, Mataramda Tuzlu Su West Indies, Kızıl Elma, İtaki, Maçin! Uzun yola çıkmaya hüküm giydim. Beyazların yöresinde nasibim kalmadı yerlilerin topraklarına karşı suç işledim zorbaların arasında tehlikeli bir nifak […] 12 Ekim 2016 İsmet Özel, Üç Frenk Havası 1. Capriccio Alum Gülünç bir ölümle öldü deniyor Max Stirner için çünkü mahvına sebeb nihayet bir sinektir ama Fanya Kaplan nasıl öldü diye sorarsak sanırım […] 3 Ekim 2016 İsmet Özel, Şiir Gelinceye Kadar Şiir Gidene Kadar Can tatlıdır. İnsanoğlu şiire gelinceye kadar canının kıymetini bilir. Herkesin bünyesinde hayvanlık temelinden yükselen bir “kendi olma” hali şiirle tanışma öncesinde hükümranlığını […] 15 Temmuz 2016 İsmet Özel, Neyi Kaybettiğini Hatırla Hatırlayacaksın Hatırla hemen Bizim eskiden Nereli olursak olalım İster oralı olalım yerli İsterse garip yıpratık ağlaksı Tuhaflığın gariplerinden İddet müddeti babaların dolunca keyfe keder Mecburen […] 10 Mart 2016 İsmet Özel, Acının Omuzlanışı Edip Cansever için Kadını bir gürültüye sapladılar. Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı kahkahamın düşürdüğü çiçekleri bulamadılar fırtınalı bir geceydi çünkü bulamadılar bombalar, bö sesleri, savaş alaborası… […] 10 Mart 2016 İsmet Özel, Tavize Terör Vermek Teslime Terör Olmak İsmet Özel son olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakındı açıkgözlere! Kim sanıyorlar bizi ki, bizim mutlak mânâda kendilerine inanmamızı, bilhassa ve bizatihi kendilerine güvenmemizi ve siyasi, […] 10 Mart 2016

john maynard keynes ismet özel